HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Veysel Kavrayan
Veysel Kavrayan

Merhaba;

Sayın Ekolojik Yaşam Gazetesi okurları; fırından taze çıkan bu ilk sayımızda size sıcak bir MERHABA ile yazıma başlamak istiyorum.

25 Aralık 2015 Saat: 11:47

. Uzun süredir planlanan bu gazete için, düşünceler artık dile gelip yazıya dökülecek. Hiçbir şey yokken '' SÖZ '' vardı. Bu düsturdan yola çıkarsak, yaşadığımız dünya ile ilgili toplumun ve kendimin dertlerine, güzelliklerine samimi şekilde tercüman olmakta aktarıcı olmak istiyorum. Biraz da olsa farkındalık yaratma çabasında olacağım. Dünya, doğal yaşamı (ekosistemi) içerisin de varoluşunu sürdürürken, insan unsuru bu döngüye mucizevi şekilde dahil olmuştur. Nefis duygusu olan insan, yaratılışın ana unsuru hediyesi ile ödüllendirilmiş. Ona bahşedileni beğenmeyen şımarık bir çocuk gibi, binlerce, hatta onbinlerce yıldır özellikle de avcılıktan, göçebeliğe sonrasın da yerleşik düzene geçen, bu düzene tarım ve hayvancılık ile devam eden insan, Sanayi Devrimi ile beraber, tüketimin ve son yüz elli yıla hakim olmaya başlayan ekonomik yeni sistemin parçası, kölesi haline gelmiştir. Yaşamı, tüm unsurları ile kısır döngü içerisine sokmuştur. Kendisinden başka eko sistemin sayısız diğer üyelerini yok saymaya başlamış, nefsine yenilmiş ve uyuşturulmuş gibi yaşam çarkın da bir unsur olmuştur. Makinalaşmış demek aykırı olmasa gerek. Eskilerce Adem'e, makina demek hakaret gibi algılanmamalı. Sistemi kendi oluşturmuş ve kendisini de yutmuş olan bu büyük canavar çarklarını işletmektedir. Çoğunluğun inanışına göre Yaratan, Adem'i üstün özelliklerde yaratmış, vicdan vermiş, özgür irade vermiş. O ise bencilce bitkileri, hayvanları, dağları, suyu, havayı ve doğanın diğer tüm unsurlarını hunharca kullanmış ve büyüyerek de buna devam etmiş ve etmektedir. Dengesiz ve plansız tüketim ve nefis yoketme hapları (parasal güçlerin oluşturduğu unsurlar) insana ağır gelmiş. Yaşadığı evi farkında olmadan yıkmaya başlamıştır.  Bozulan eko sistemin geri dönüşüne geç kalmak üzere olan dünya; zıtlıklar, karmaşalar, hırslar, savaşlar, kıtlıklar, açlık, zengin ve fakir arasında ki adaletsiz dağılım ile uğraşırken; bize hertürlü rengi ile selam veren güneşe, doğaya, huzur veren dağlara, ovalara, havaya, suya, hayvan dostlarımıza, sağlığımızı veren yiyeceklere duyarsız kalmış gibiyiz. Bunların yerine duyarsız, bananeci, kolaycı, emeksiz kazanıma yönelim gösteren insanlık; yukarıda da saydığım unsurların farkına varmaya başlamıştır. Koruma ve savunma çabasına girmiştir, talep etmiştir. Bu çabaların sonucunda çevre ile ilgilenen sivil toplum kuruluşları talebe arz ile cevap vermiştir. Ortak hayal olan, yaşanılası mümkün hayatlar arzulanılmaktadır. Çünkü, artık huzur, sağlık, doğal gıda, su, hava v.b. en önemli yaşam unsurları bozulmaya başlamıştır. Özellikle de elli li yıllardan sonra ekonomik sistemlerin baskınlığı ile tüketim çılgınlığı varolmuş, dünyanın sadece insana ait olduğu kanısı ağırlık kazandırılmış ve eko sistemin diğer tüm unsurları yok sayılmıştır. Bunlar yeterli midir? Tabiki hayır. Yeterli olsa idi yüzlerce ülkenin en üst düzey yetkililerinin katılımıyla yapılan iklim konferansları olur muydu? (Bu yıl Fransa'da gerçekleşti.) Biz de Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği olarak, yaşadığımız bölge olan Kocaeli özelinde dünya için neler yapabiliriz, nelerde farkındalık yaratabiliriz, çevrenin tüm unsurlarını nasıl daha etkin ve sürdürülebilir hale getirip, inavasyon ile uyanış sağlayabiliriz çabasındayız. Bu çabalarımız siz değerli okuyucularımızdan, umuyorum ki destek görür. Yaşanılası daha güzel bir dünya için; eskiden ne güzeldi, eskiden şunlar vardı hatıratları yerine var, olur umut ve ümidiyle.

.Bundan sonraki yayınlarda değişik konulara yer vereceğim. Eko-genetik, kozmetik, güzellik, yemek, kültür, sanat ve ülkemizin yetiştirdiği sanatçılar, siyasetçiler, iş duayenleriyle ekolojinin tüm unsurlarından parçalar içeren röportajlara yer vereceğim.

SEVGİ ve AFİYETTE kalınız.                                                                                                                         

  

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Eko Yaşam Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Müzik Terapi Nedir? 08.12.2019 - 21:00:58

Müzik Terapi nedir? Türkiye'de ki uygulanabilirliği, eğitimi, sağlıkta kullanılabilirliği ve muhatap resmi kurumları nereler dir? Konusunu işleyeceğim.

22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde ''22 Yıllık Barış ve Diyalog Projesi'' 08.12.2019 - 21:00:58

Zirve'nin açılışını yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver; ''Avrasya Ekonomi Zirveleri artık bir gelenek haline gelmiştir ve 22 yıldır aralıksız olarak bu zirveyi gerçekleştiriyoruz'' dedi.

Başiskele'nin Dürüst Sami'si, Zafer Mutlu 08.12.2019 - 21:00:58

Türkiye Sanayisi'nin kalbi Kocaeli'nin en genç ilçesi Başiskele'de, Saadet Partisi Adayı Avukat Zafer Mutlu'yla bir röportaj talebinde bulundum. Kararlaştırdığımız gün ve saatte Zafer Mutlu ile Başiskele'de buluştum

Ünlü Şefler ve Gurmelerden Kırklareli ve Lüleburgaz'a Gastronomi Çıkarması 08.12.2019 - 21:00:58

AGAFED'e bağlı TUGASDERTRAKYA'nın düzenlediği Kırklareli, Lüleburgaz Gastronomi Turu, bölgede ve gastronomi dünyasında büyük yankı uyandırdı.

İstanbul Cemiyet Hayatı, Tarsus'u, SG İmalathane'de Yaşadı 08.12.2019 - 21:00:58

Selda Güleç, kurucusu olduğu SG İmalathane'de, Tarsus'ta yaşadığı keşif ve lezzetleri, müdavimlerine yaşatmak adına, Tarsus Mutfağı etkinliği ile bir anlamda Tarsus Sofra Kültürü'nü İstanbul'a taşıdı.
Tüm Yazıları